İş sözleşmelerinde zaman zaman “fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içerisinde olduğu” yönünde hükümlere yer verilmektedir. Ancak bu tür bir sözleşme hükmünün bulunması, işverenin yaptığı tüm fazla çalışmaların ayrıca ücret ödenmeden karşılandığı anlamına gelmez.
Fazla çalışma uygulamasında iş sözleşmesinin içeriği, işçinin çalışma düzeni ve fiilen yaptığı çalışma birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşmede “fazla mesai dahildir” yazması yeterli mi?
Tek başına böyle bir hükmün bulunması, fazla çalışma karşılığının sınırsız şekilde ödenmemesini sağlamaz.
Yargıtay uygulamasında, fazla çalışma ücretinin aylık ücret içerisinde kararlaştırılmasına belirli şartlar ve sınırlar çerçevesinde yaklaşılmaktadır. Sözleşmedeki düzenlemenin kapsamı ve işçinin gerçekten yaptığı çalışma süresi önem taşımaktadır. (PKF İstanbul)
Bu nedenle iş sözleşmesinin yalnızca ilgili maddesine bakılarak sonuca varılması doğru değildir.
Fazla çalışma nasıl ispatlanır?
Fazla çalışmanın belirlenmesinde işyeri kayıtları, puantajlar, giriş-çıkış kayıtları, elektronik sistem kayıtları, bordrolar ve gerektiğinde tanık beyanları gibi deliller önem taşıyabilir.
Özellikle işyerlerinde elektronik kart sistemleri veya dijital çalışma kayıtlarının kullanılması, çalışma süresinin belirlenmesinde önemli bir veri oluşturabilir. (ilkayhukukburosu.com)
İşçi fazla mesai alacağını ne kadar süre içinde talep edebilir?
İşçilik alacaklarının zamanaşımı bakımından her alacak kaleminin tabi olduğu hukuki düzenlemeler dikkate alınmalıdır. Kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin ve benzeri işçilik alacaklarında genel olarak beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.
Ancak zamanaşımının başlangıcı ve somut olay bakımından sürenin nasıl hesaplanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı belirlenirken yalnızca bordro veya iş sözleşmesindeki tek bir hükme bakılması yeterli değildir. İşçinin fiili çalışma düzeni, sözleşme, bordrolar ve mevcut diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yazı hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut olay bakımından hukuki görüş niteliğinde değildir.

